evlerinde lambaları yanıyor
göz göz olmus cigelerim kanıyor x2

beni gören deli olmus sanıyor
ölürümde ayrılamam yar senden x2

berk:
aman bir bahcaya giremesem
durup viran durup viran
eyleme eyleme eylemee

öykü:
aman bir binayı yapamassam
yıkıp viran yıkıp viran
eyleme eyleme eylemee

berk:
aman bir güzeli sevipde alamassam
ismini yalan eder
rüsvan eyleme eyleme eylemee

öykü:
evlerinin önü boyalı direk
yerden yere vurdun sen beni felek x2

her acıya dayanamaz bu yürek
ölürümde ayrılamam ben senden x3

Mayıs 2nd, 2008Ögür Kurum Yalan

Koca bir yalan senden başka geriye kalan
Beni sana bağlayan: bir duygu, anlaşılmayan…
Kalbim tokken sevemem artık ben
İstediğim bir tek sen, söyleyebilsem…
Dilim susmuş hiç konuşmaz,
Elin elime küsmüş ki kavuşmaz,
Gözlerim başka gözlerle buluşmaz,
Ağlar yine gönül çağlar, taşar, durulmaz…
Ben yine penceremin önünde, gözlerim o yıldızın üstünde
Belki de bakışlarını görürüm diye…
Kulağım boş rüzgar sesinde, bir ümit sesini getirir diye
Her gece, her gece bu böyle…

Ben Seni Çok Sevdim Amma
Onursuzda Yaşayamam
Neler Duydum Sor Neler
Ben Bu Yükü Taşıyamam

Açma Bugün Perdeleri
Çıkma Kapılara Çıkma
Ölümüne Sevdim Seni
Dünyamı Başıma Yıkma

Ben Seni Çok Sevdim Amma
Onursuzda Yaşayamam
Neler Duydum Sor Neler
Ben Bu Yükü Taşıyamam

Benden Başkasını Sevme
El Uzatsa Elin Verme
Kıskanıyorsam Çok Görme
Benide Ateşlere Atma

Her rüyada şiir gibi gözlerin
Beni yakar küllerimi savurur
Gece gündüz uyanmadan beklerim
Emanettir kokun bir gülde durur
Bitmeden bu rüya ölsem
Yüreğim Avuçlarında
Uyandırmasa
Yokolup bitsem dudaklarında
Getireceğim inan güneşi akşamlarına
Uyandırmasa
Asılı kalsam gözyaşlarında

Uyandım birden seninle gece üçü bulmamış
Bir bulut durdu gözümde, hasret bize uymamış

Kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü?
Ay bile çeker gider geceyi düşündün mü?

Yanlızlık bende saklı
Çıkmaz bir an dışarı
Elimde bir fotoğraf
O şimdi burda olmalı

Kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü?
Ay bile çeker gider beni hiç düşündün mü?

Sensizlik bende saklı
Çıkmaz bir an dışarı
Elimde bir fotoğraf
O şimdi burda olmalı…

Mayıs 2nd, 2008Biber Dolması

Malzemeler
3adet çarliston biber,
3adet dolmalık kırmızıbiber,
6adet dolmalık biber,
1bardak bulgur,
1bardak zeytinyağı,
1bardak sıcak su,
2adet domates,
2adet soğan,
1tatlı kaşığı kuş üzümü,
1tatlı kaşığı şeker,
tuz-karabiber,
yenibahar
Yemek Tarifi
Biberlerin sap kısımlarını kesip içlerini temizleyin. Bulguru yıkayın, domates ve soğanı doğrayın. Soğanı kavurun süzdüğünüz bulguru katıp karıştırın. Domatesi, kuş üzümünü, şekeri ve baharatını ilave edin. Bu harcı biberlerin içine doldurup kestiğiniz kapaklarla ağızlarını kapatın. Tencereye dizip 1bardak sıcak suyu katın, orta ateşte pişirin.

Mayıs 2nd, 2008Sabir İnce Sarı Lale

Sarı lale gibi açmışsın güzel
İçime bir ateş saldın da gittin
Sanma ki bu bağa düşmüştür gazel
Kalbimi eline aldın da gittin

Ürkek ceylan gibi bakan gözlerin
Yüreğimde şimşek çaktın da gittin
Baldan tatlı geldi şirin sözlerin
Bahçemdeki gülü yaktın da gittin

Gönlüme bir sızı düştü yanarım
Damarımda kanı yaktın da gittin
Gece gündüz durmaz seni anarım
Kalbime zehirli ok soktun da gittin

Yeminim var O’ndan başka sevemem
Gözlerin küpemdir taktin da gittin
INCE bir kalbim var degme diyemem
Gönlüme bir kurşun siktin da gittin

Sabit İnce

Mayıs 2nd, 2008Harun Yahya

1956 yılında Ankara’da doğan Adnan Oktar, Türkiye’nin önemli fikir adamlarından biridir. Milli ve manevi değerlerine son derece bağlı olan ve inandığı mukaddes değerleri diğer insanlara anlatmayı insani bir görev olarak kabul eden Adnan Oktar, fikri mücadelesine 1979 yılında, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki eğitimi sırasında başlamıştır. Üniversite dönemi boyunca, çevresine hakim olan materyalist felsefe ve ideolojilerin çarpıklıkları hakkında, onları savunanlardan daha fazla bilgi ve yorum sahibi olacak kadar detaylı araştırmalar yapmıştır. Bu bilgi birikiminin sonucunda ise, milli ve manevi değerlerimizi tehdit eden, bölücü ideolojinin temellerini oluşturan Darwinizm ve evrim teorisinin ülkemize ve dünyaya getirdiği zararlar ve bu teorinin modern bilim karşısındaki yenilgisi ile ilgili eserler hazırlamıştır. New Scientist Dergisi’nin 22 Nisan 2000 tarihli sayısındaki ifade ile evrim teorisinin yanlışlığının ve yaratılış gerçeğinin anlatılması konusunda Sayın Oktar “uluslararası bir kahraman” haline gelmiştir. Yazar ayrıca dünya tarihi ve siyaseti üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle Siyonizm ve Masonluk hakkında da kitaplar yazmıştır. Bu eserlerin yanısıra Kuran ahlakını ve imani konuları anlatan eserleriyle birlikte yazar, 200′ü aşkın kitabın sahibidir.

Cavit Yalçın müstear ismini de kullanan Adnan Oktar, eserlerinin büyük bir bölümünü Harun Yahya müstear ismiyle yayınlamıştır. Bu müstear ismi, “inkarcı düşünceye karşı mücadele eden iki Peygamberin hatıralarına hürmeten isimlerini yad etmek için” Harun ve Yahya isimlerinden oluşturulmuştur..

Yazar tarafından kitapların kapağında Resulullah’ın mührünün kullanılmış olmasının sembolik anlamı ise, kitapların içeriği ile ilgilidir. Bu mühür, Kuran-ı Kerim’in Allah’ın son kitabı ve son sözü, Peygamberimizin de hatem-ül enbiya olmasını remzetmektedir. Yazar da, yayınladığı tüm çalışmalarında, Kuran’ı ve Resulullah’ın sünnetini kendine rehber edinerek, inkarcı düşünce sistemlerinin tüm temel iddialarını tek tek çürütmeyi ve dine karşı itirazlarını tam olarak susturacak “son söz”ü söylemeyi hedeflemektedir. Çok büyük bir hikmet ve kemal sahibi olan Resulullah’ın mührü, bu son sözü söyleme niyetinin bir duası olarak kullanılmıştır.

Yazarın tüm çalışmalarındaki ortak hedef, insanlara Kuran’ın tebliğini ulaştırmak ve böylelikle onları Allah’ın varlığı, birliği ve ahiret gibi temel imani konular üzerinde düşünmeye sevk etmek ve bazı önemli konuları hatırlatmaktır.

Harun Yahya’nın eserleri Hindistan’dan Amerika’ya, İngiltere’den Endonezya’ya, Polonya’dan Bosna’ya, İspanya’ya ve Brezilya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde beğeniyle okunmaktadır. İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Urduca, Arapça, Arnavutça, Rusça, Boşnakça, Uygurca, Endonezyaca gibi hemen her dile çevrilen eserler yurtdışında geniş bir okuyucu kitlesi tarafından takip edilmektedir.

Dünyanın dört bir yanında olağanüstü takdir toplayan bu eserler pek çok insanın iman etmesine, pek çoğunun da imanında derinleşmesine vesile olmaktadır. Kitapları okuyan, inceleyen her kişi, bu derin farklılığınve faydanın, eserlerdeki hikmetli, akılcı, kolay anlaşılır ve samimi üslubun farkına varmaktadır. Bu eserler süratli etki, kesin netice, itiraz edilemezlik, çürütülemezlik özellikleri taşımaktadır. Eserlerin her birinde hiç kimsenin reddedemeyeceği, samimi, açık, ispatlı bir anlatım vardır. Kuşkusuz bu özellikler, Allah’ın nasip ettiği bir hikmet ve anlatım çarpıcılığından kaynaklanmaktadır.

Bu gerçekler göz önünde bulundurulduğunda insanların görmediklerini görmelerini sağlayan, hidayetlerine vesile olan bu eserlerin okunmasının teşviki de elbette önemli bir hizmet olmaktadır.

Ne var ki bu değerli eserleri tanıtmak yerine, insanlara şüphe veren, karmaşa yaratan, hiçbir faydası olmayan eserlerin savunuculuğunu yapanlar da vardır. Bu kişiler Müslümanların içinde bulundukları durumu, çektikleri eziyetleri düşünmelidirler. Dünyada süregelen zulüm ve kargaşalardan kurtulmanın tek yolunun Kuran ahlakının yaşanması ve anlatılması olduğunu da unutmamalıdırlar. Bilmelidirler ki, yazarın eserleri bu hizmette öncü rol üstlenmiştir ve bu eserler, Allah’ın izniyle, 21. yüzyılda dünya insanlarını Kuran’da tarif edilen huzur ve barışa, doğruluk ve adalete, güzellik ve mutluluğa taşımaya bir vesile olacaktır.


© 2004 2005 Saklinet.Com